Lanet olsun artık be!

Yahu yani aylık maaşın tanımı nedir?

Bir aylık sattığın emek karşılığında, aylık ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini karşılamak için ödenen miktar!

E yahu, bu bir aylık ihtiyaç olayı o kadar büyük mü ki benim cebimde 5 kuruş olmadan ayın 15 gününü geçirmek zorundayım?

Öyle lüks ihtiyaçlarım da yok yani ha!

Bir sigaram var! O da sigaraya başladığım günden beri sarma içtiğim için aylık nereden baksan 80 TL!

Ayda da bir gece, hadi olsun 2 gece alkollü birşeyler içeyim!

Beni bilenler bilir... Eskiden sıkça alkol tüketirdim, ancak mali yoksunluk sebebiyle tüketimim neredeyse 0'a vardı! Anacığımın, “bak o açıdan iyi oldu” dediğini duyar gibiyim...

***

Ayda bir kere eve “aylık alışveriş” yapmaya kalksan zaten maaşın 4'te biri uçup gidiyor ortalık yere...

Eve aldığın da et falan değil hani! Öyle bildiğin pirinç, bulgur, makarna! Hem deterjan...

Ha bir de ödediğimiz su, elektrik, ısınma, arabanın benzin giderleri falan...

Kısacası, her gecemi meyhanelerde geçiren, nerede akşam, orada sabah takılan, sırf canım çekti diye biftek hazırlayıp sevgiliyle karşılıklı birer bardak şarap içen biri de değilim!

Ee, nereye gidiyor o zaman bu para?

İşte bu konuda ciddi sorular dolanıyor kafamda...

***

Öte yandan, işyerindeki taleplerin sınırı yok!

“Akşam burada bu saçmalık var! Gidilip takip edilmesi gerekir” - “Sabah gelince bu anlamsız haberi yaz” - “Gidip buradaki aptallığın fotoğrafının çekilmesi gerekir” - “Bu haberi önce niye sen girmedin?!”

Ay sonu mu? O iş başka canım...

“Haketmediğin” bir maaşımsı şey, emeklerinin karşılığı olarak sırf para verenin iyi niyeti dolayısıyla cebine giriyor.

Zaten girene kadar da sağa sola çıkıyor hemen...

Ondan sonra hadi çıkar ayı çıkarabilirsen...

***

Şöyle bir durum ki;

Aldığın eğitimin seviyesi ve kalitesi, senin bu ülkede aldığın maaşı belirlemiyor! Ne kadar yetenekli olduğun da!

Özel sektörde işe mi girdin, hele de basın sektörü gibi lanet, leş bir sektörde bulunuyorsan, o maaşın asgari ücretten hallice olacak! İstersen doktoranı tamamla, hiç farketmez! Ya da sektörde yıllarını harca ne fayda...

Sektörüne tüküreyim!

***

Diğer taraftan baktın mı, hükümet kendi derdinde hayatına devam ediyor!

Kendi iç çekişmeleri, geberesice su sorunları, ithalat ve ihracat verileri, anavatanlarının osuruktan halleri!

Lanet olsun artık be!

Geberiyor insanlarınız şurada!

Atın artık şu at gözlüklerinizi!

***

Suyunuza da, ekonomik protokollerinize de!

Canı çıksın suyunuzun!

Öff ulan!

Comments

  1. Bu ülkenni her konudaki sloganı beğenmeyen gitsindir sevgili yazar. Ülkedeki sağlık, eğitim, çalışma hayatı politikalarını, sistemi eleştiriyorsan, yani beğenmiyorsan, gideceksin! Bu budur. Kimse kal demiyor buralarda. Kal üret, düşün, eleştir, bilim üret, düşünce üret... Devletin insana rağmen olduğu bir yerde, sermaye her zaman 32 diş güler...

    ReplyDelete

Post a Comment

Popular posts from this blog

UBP'de kafa karışıklığı çok büyük

"Vatan sevdasını, vatan aşkını öğrendim"

Neden sendika?